10 Kasım 2008, Atatürk’ün ölümünün 70. yıldönümü. Türkiye 70 yılda Ata’sı için dört başı mamur bir film yapamadı. Yapılan belgeseller, Türkiye ölçeğiyle sınırlı, belli bir dönemle kısıtlı ve resmi bir dilde tutsak kaldı.
Selânik’ten Dolmabahçe’ye kadar hayatını başından sonuna mercek altına alan, onu şablonlardan uzak olarak askeri, siyasi, insani boyutlarıyla anlatan bir filmin eksikliği hep hissedildi. Mustafa, işte bu ihtiyaca cevaben hazırlandı.
15 yıldır Atatürk belgeselleri yapan, Sarı Zeybek'le seyirciyi Ata’nın insani yüzüyle tanıştıran Can Dündar ve ekibi şimdi onun bütün hayatını sinema diliyle anlatıyor. Filmin müziklerini ise, Atatürk gibi Balkanlardan yetişmiş uluslararası bir müzisyen olan Goran Bregoviç besteledi.
http://mustafa.com.tr SİTEYE VEYA FRANMAN İÇİN SAYFA SONUNA GİDİN..
Korsan taksilerin sayısının giderek artması ve birçok vatandaşın taksicilerle anlaşarak gece tarifesi açtırmadan yolcu taşıması sebebiyle gece tarifesi uygulamasına son verilecek. Taksi şoförleri ve odaların sıcak baktığı gece tarifesinin kalkması ile İstanbullular 5 kilometrede 3,6 YTL kâra geçecek. Halen gece tarifesinde 5 kilometrelik yol 3 YTL açılış ve 1,95 YTL'lik kilometre ücretiyle toplam 12,7 YTL tutuyor.
Beş yıl önce kurulan Ayna, yaz boyunca stüdyoya kapanarak hazırladıkları yeni albümleri “Çayımın Şekerini dinleyicileriyle buluşturdu. Kliplerini, diğer şarkıcılar gibi albümlerinin promosyon faaliyeti için değil, konserleri öncesi Türkiye’nin dört bir yanındaki dinleyicilerinin şarkılarını öğrenebilmesi gerekçesiyle çeken Ayna, daha önceki albümlerinde yer alan türkülerden dolayı, türkü grubu gibi anılmaktan rahatsız. Grup üyeleri bu konuda şunları söylüyor: “İlk albümümüzde 11 şarkıdan sadece biri Şeyh Şamil olarak bilinen türkünün üzerine söz yazılmasıyla oluşmuştu. İkinci albümümüzde Kiziroğlu Mustafa Bey ve Arzu Gızım’ı seslendirdik, geri kalanı ise bizim şarkılarımızdı. Ama buna rağmen biz sadece türkü okuyan bir grup gibi algılanıyoruz. Biz kendi ürettiklerimizle de varız." Zaman zaman rock çevrelerinin eleştiri oklarına maruz kalan Ayna üyeleri bunu hak etmediklerini söylüyor. Grup üyeleri, Türkiye’nin yüzde sekseninin kendileri gibi insanlardan oluştuğunu düşünüyor ve bunu “Şarkılarımıza bak mahalleyi gör" cümlesiyle ifade ediyor. Ayna’nın solisti Erhan Güleryüz,’ün, “Peki ne tür müzik yapıyorsunuz" sorusuna cevabı ise bu ülkeye özgü: “Tarz olarak belki 60’lı yıllardan bugüne rock diye bilinen sounda yakın bir müzik yapıyoruz ama sonuçta kulağına ezanla ismi üflenmiş insanlarız. Ülkemizden de toprağımızdan da hiçbir zaman kopuk değiliz. Sanat müziğini de halk müziğini de hatta arabeski de kulağımızda barındıran insanlarız. Tam olarak bir rock grubu değiliz. Olumlu olumsuz eleştirilere açığız ama o eleştirilere maruz kalacak kadar rock yapmıyoruz. Ancak rock konusunda da bilgimiz var. Aslolan, taklitçiliğe kaçmadan samimiyet. Üretirken müziğin evrensel olduğunu biliyoruz. Dünyadaki diğer gruplardan farkımız, Anadolu gibi bir kültür hazinesine sahibiz. Keşke Beatles da Anadolu kültürünü tanımış olsaydı. Örnek aldığımız büyükler ise Moğollar, MFÖ, Cem Karaca, Barış Manço."
Biz tarafsızız Ülkücülerin sempatisini kazanmış bir grup imajı taşıyan ve daha çok sağ partilerin mitinglerinde sahne alan Ayna’nın solisti Güleryüz, “Ülkücü kesimin tercihi Ayna mı" sorusuna, “Biz tarafsızız" diye yanıt verdi. Kendilerini Atatürkçü olarak tanımlayan Güleryüz, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Tabii ki kendi ülkemizi seviyoruz. Özellikle Avrupa ülkelerine konserler vermeye gittiğimizde sınırlardaki kontrollerde pasaportumuzdaki ay yıldızı görünce suratı değişenlerle karşılaştığımızda daha çok seviyoruz.
Kazım Kanat gitti... Yüzündeki mücadele izlerini bile silip, kafasındaki mağrur şapkasıyla gitti... Kanserle savaşın madalyasını göğsüne takıp gitti. Ardında binlerce unutulmaz yazı... Ardında renkli kavgalar... *** Seyrek de olsa karşılaştığımız gazetenin yollarında, "bir yazı üzerine ayaküstü konuşmaları" yarım bırakıp gitti. *** Beşiktaş sevdasının en anlamlı neferi... Hak aramanın en yürekli kalemlerinden biri. İnandığı davanın adamı olarak, siyah beyaz sevdasını, gelecek nesillere armağan bırakıp gitti. *** Herkesin arkasından ağıt yakılmaz bizim alemde. "Kalemini kır ama satma" diyen bir gazeteci baba olarak, ailesine şerefli bir miras, gazetecilik mesleğine onurlu bir imza atıp gitti. Hey gidi Kazım agabey..! Proleter yürekli adam. Kimseye borçlu kalmadan, hayattan bile alacaklı gitti. ***
***
Ne yazık ki, her şeyin galibi zaman. Bir Kartal, verdiği randevuya asla gecikmezmiş. Kazım Kanat, zamana yenildiği için gitti... Mekanı cennet olsun. ***
(bu yazı biHa_YaL ürünüdür )26/9/2008 -
- - - -Ahbe KazımAğabey...............HOŞÇAKAL YÜREKLERDE KAL...... (FenerLiyiz ama önce İnsanıZ)
KARACA : ''verin bana bir milyon imza, sattırmam '' diyor.
TEMA 2/B kapsamındaki orman arazilerinin satılmaması için imza kampanyası başlattı. Hayrettin Karaca ''verin bana bir milyon imza, sattırmam '' diyor. Aşağıdaki siteden imza kampanyasına katılabilirsiniz. (30 sn zaman ayırın)